FOMO (Fear of Missing Out) yani “bir şeyleri kaçırıyormuyum korkusu”, “mahrum kalma endişesi”. Geşmiş 3-5 yılda çağın hastalığı olarak da nitelendirilen FOMO yerini yeni bir kavrama bırakmak üzere, yeni akım JOLGO (Joy of Letting Go) “akışına bırakmanın keyfi” olarak isimlendirilen bu kavramın pandeminin de etkisi ile belirli bir kitle üzerinde etkili olacağı konuşuluyor.

Aslında uzunca bir süredir hayatımızın bir çok alanında “acaba bir şey eksik kaldıysa”, “Ahmet Bey’ler bunu yapmış”, “Ayşe Hanım’ın çocuğu şunu yapıyormuş / şuraya gidiyormuş”, “yoga yapmalıyım”, “plates de var”, “bir de seramik kursu”, “fotoğraf kursu”, “yelken kursu”, “bu arada caddede xyz’de yemek”, “Nişantaşı’nda xyz’den alışveriş”, hatta pandemi ile “Zoom ile toplantı”, “online eğitim” derken hep hiçbir şeyin keyfine varmadan bir şeyleri kaçırıyormuşçasına yaşam içinde sürüklenmek… işte bu yüzden FOMO’ya tüm direnişlerime rağmen bir şekilde kapılsam da JOLGO’dan etkilenip keyif alabileceğimi düşünüyorum 😊

Gerek Instagram, Facebook, Twitter gerekse WhatsUp ile gelen paylaşımlar hep bir şeyleri ben yaptım, o yapmış sen de eksik kalma yap dercesine bir stres ve ardı ardına ekleyen yapılacaklar listesi oluşturmaya itiyor. Oysa paylaşılan ve yapılması önerilenlerin ne kadarı benim için, sizin için elzem ve keyif verecek şeyler?

JOLGO aslında herşeyi birileri yaptı sen de yap diye değil de sen gerçekten zevk alacak ve sana ait olacak keyifli anların sonuna kadar tadını çıkar anlamını taşıyor. Sanki bana yüzyıllar öncesinin “Carpe Diem” öz deyişini hatırlattı. Latin edebiyatının ünlü ozanı Horatius’un bir dizesinde geçen “gününü gün et, zamanın tadını çıkar, günü yakala, anı yaşa” anlamlardaki özdeyişini. Ancak bugüne kadarkiler hep bir to-do list’lere, yapılacaklar listesine dönüşmüş birileri de peşinde sürüklenirken artık “hayatı akışına bırak, birşeyi kaçıracağım, yapmam gerekiyormuş gibi hissederek strese girme, akışına bırak anı yaşa”… Ama diğer yandan TO DO list’lerdeki maddeler denenmeden “neden zevk alınıyoru” nasıl bulacak insanoğlu? 😊

Fikrim o ki ; her ne olursa olsun yapmış olmak için değil keyif almak için yapmak en güzeli “Joy of Letting Go”…